Saniyeler içinde sarj oluyor!
Amerikalı bilim adamları, lityum-iyon pillerinin daha küçük, daha hafif ve sadece saniyeler içinde dolmasını sağlayacak yeni bir üretim yöntemi geliştirdiler.
Nature dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, ABD’nin prestijli üniversitesi Massachusetts Institute of Technology’den (MIT) Byoungwoo Kang ve Gerbrand Ceder adlı iki araştırmacı tarafından geliştirilen yöntem, ani hızlanma için şok akımın gerekli olduğu hibrit araçlar, cep telefonları veya diğer elektrikli cihazlarda kullanılabilecek.
Yeni yöntem için cep telefonu ve dizüstü bilgisayar gibi tüketici elektroniğinde kullanılan lityum-iyon pillerinin üretim safhasında sadece küçük değişiklikler yapmak yeterli oluyor.
Buluşla ilgili MIT’den yapılan açıklamada, şu anda kullanılan teknolojiyle önemli miktarda enerji depolayabilen ancak şarj süreci saatler süren lityum-demir-fosfat (LiFePO4) pillerinin, yeni yöntem sayesinde daha küçük, daha hafif ve daha uzun ömürlü olacağı belirtildi.
Bu metotla üretilen bataryalar ayrıca, hibrit araçlarda ani hızlanmaların gerektiği durumlar için daha uyumlu olacak. Bu sayede, elektrikli araçların büyük ölçekli gelişimini frenleyen belli başlı sorun da yine LiFePO4 bataryaları kullanılmaya devam edilerek aşılmış oluyor.
2 bilim adamının geliştirdiği yöntemde, lityumdan iyonları ve elektronları, bataryayı oluşturan minik boşluklara yönlendiren yeni bir teknoloji kullanılarak, negatif elektrotla (anot) pozitif elektrot arasındaki akım geçişi önemli ölçüde hızlandırılıyor.
Geliştirilen modelde, şu anda 6 ila 8 saatte şarj edilebilen büyük bir otomobil bataryası sadece 5 dakika, bir cep telefonu bataryasının da 10 saniyede şarj edildiği belirtildi.
Gelecek vaadeden bu teknolojinin üretim hakkını iki amerikan şirketinin satın aldığı bildirilirken, yeni teknolojiyle üretilen bataryaların 2 ila 3 yıl içinde piyasaya çıkabileceği kaydediliyor.
12/3/2009 | Kategori:bilim-teknik| Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti
GLOBAL ERİME!
Geçen yıl Forbes listesinde birinciliğin karşısında 62 milyar dolarlık servet rakamı yazarken, bu yılki birincilik için 40 milyar dolar yetti. İlk beşe giren işadamlarının servetinde, global krizle birlikte toplam 80 milyar dolarlık kayıp yaşandı
Dünyanın en zenginlerinin yer aldığı Forbes dergisinin milyarderler listesi, global piyasalarda yaşanan finansal krizin etkisiyle tam anlamıyla eridi. New York’ta yapılan dünkü basın toplantısında, bu yıl 23’üncü kez hazırlanan listeyi tanıtan Steve Forbes, dünya üzerindeki dolar milyarderi sayısının 1.125’ten 793 rakamına indiğini açıkladı ve “Listenin net değeri 4.4 trilyon dolardan 2.4 trilyon dolara indi.
Listeden 355 isim düştü
Servetler dünya çapında üçte bir oranında eridi. Listeye giren her bir yeni isme karşılık 10 isim listeden düştü” dedi. 2003’ten bu yana ilk kez listede rekor sayıda azalma olduğunu açıklayan Steve Forbes, bu kadar büyük bir ekonomik depremin yanı sıra hâlâ fırsatlar yaratan girişimciler de bulunduğuna dikkat çekti.
Forbes listesindeki dünyanın en zengin 10 isminin servetleri geçen yıl 426 milyar dolardı. Bu rakam bu yıl 254 milyar dolara indi. Milyarderler listesinden 355 isim düştü, 38 yeni isim girdi, daha önce listeden düşen 3 isim de listeye geri döndü. Microsoft’un patronu Bill Gates, bu yıl birinciliği yeniden elde ederken, ikincilik finans piyasaların ünlü ismi Warren Buffett’ın oldu.
Meksikalı işadamı Carlos Slim’in üçüncü olduğu sıralamada, Oracle’ın CEO’su Larry Ellison ve Ikea’nın patronu Ingvar Kamprad, 22 milyar dolarlık servetle dört ve beşinci sırada yer aldı. İlk 10’a giren diğer isimler ise şöyle sıralandı:
Karl Albrect (21.5 milyar dolar-Aldi Market), Mukesh Ambani (19.5 milyar dolar- petrokimya), Lakshmi Mittal (19.3 milyar dolar-çelik), Theo Albrecht (19.3 milyar dolar-Aldi/Trader Joe’s), Amancia Ortega (18.3 milyar dolar-Zara).
Amerika yine zirvede
Forbes’ın açıkladığı listenin detaylarına bakıldığında, piyasalarda yaşanan global kriz, Rusya ve Asya bölgesini derin olarak etkilerken, ABD en fazla dolar milyarderi sayısı ile servet yaratmadaki gücünü koruduğunu gösterdi.
Geçen yıl ilk 20 listesinde sadece 4 ABD’li milyarder varken bu yıl bu rakam 10’a fırladı.
ABD’li milyarderlerin toplam serveti 1.1 trilyon dolara ulaştı. Listeden düşenler sayısında da 125 ile ABD en önde yer aldı.
Moskova tahtı kaybetti
Geçen yıl çok sayıda Rus milyarderin listeye girmesiyle Moskova, “En fazla milyarderin yaşadığı şehir” unvanını almıştı. Forbes 2009 listesine göre New York 55 milyarderle tahtını Moskova’dan geri almayı başardı.
İkinci sırada 28 milyarderle Londra yer alırken, Moskova 27 milyarderle üçüncü olabildi.
Öte yandan New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg de bilişim şirketi Bloomberg’deki hisselerini doğru zamanda satarak artırdığı servetiyle ilk 20’de yükseliş gerçekleştiren tek isim oldu.
12/3/2009 | Kategori:ekonomi| Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti
Telefonsuz ADSL geliyor!
Türk Telekom İcra Kurulu Başkanı (CEO) Paul Doany, abonelerinden gelen şikayetleri dikkate aldıklarını ve yakın bir tarihte yalnızca ADSL hizmeti almak isteyen kullanıcılardan sabit telefon hattı yükünün kaldırılacağını açıkladı.
ADSL abonesi olmak için telefon hattı alma zorunluluğu kaldırılıyor. Türk Telekom İcra Kurulu Başkanı (CEO) Paul Doany, abonelerinden gelen şikayetleri dikkate aldıklarını ve yakın bir tarihte yalnızca ADSL hizmeti almak isteyen kullanıcılardan sabit telefon hattı yükünün kaldırılacağını açıkladı.
ADSL abonesi olmak için öncelikle telefon hattına sahip olma koşulunun kaldırılması için çalışmalara başladıklarını belirten Paul Doany, “Çıplak ADSL” projesi üzerinde çalıştıklarını söyledi. İnternet hizmeti üzerindeki vergilerin indirilmesiyle birlikte alternatif ISP'lere (Internet Service Provider / Internet Servis Sağlayıcısı) yönelik fiyat avantajları sunacaklarını söyleyen Doany, bunun için fiyatların belirlenmesini beklediklerini ifade etti.
Doany, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) fiyatların belirlenmesi üzerinde çalıştığını, önümüzdeki yıl içinde “Çıplak ADSL” uygulaması üzerinde konuşmaya başlayacaklarını söyledi. Fiziksel hat maliyetinin çıkarılması gerektiğini ifade eden Doany, BTK'nın belirleyeceği fiyat belli olduktan sonra hizmetin ücretlendirmesini yapacaklarını belirtti.
Doany ayrıca, sabit telefonda hatlarında rekabet piyasasının UMTH (Uzak Mesafe Telefon Hizmeti) lisansları ile çoktan başlamış olduğunu, ödemede güçlük çeken 1.5 milyon civarındaki abone için özel tarifeler sunacaklarının da haberini verdi.
26/11/2008 | Kategori:haber| Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti
UFO'LAR YİNE GÖZ KIRPTI, HEMDE İSTANBUL'DAN !

Az evvel Saba Tümer'in sunduğu programı seyrettim. Konu Ufo'lar. Ufo yu özel isim olarak gördüğümden ekledim o virgülü üstüne . Benim de son derece ilgilendiğim, meraklandığım bir konudur bu ufolar. Bu güne kadar görmek kısmet olmadı ama Haktan Akdoğan'ın tüm açıklamalarını sahici bulduğum ve inandığım da kesindir bu bir gerçek.
Bu konunun bir safsata olduğunu, düzmece olduğunu, bu güne kadar gösterilen fotoğrafların, çekilen videoların birer kandırmaca olduğunu düşünen milyonlarca insan vardır biliyorum. Böyle bir durumu başlangıçta kabullenmek elbette zor. Daha yanımızdaki bir insanın varlığına bile tahammül edemezken tutupta çoook uzaklardan, çooook yabancı yabancı tanımlanamayan varlıkları !.. kabullenmek elbette çok zor ama şu bir gerçek ki onlar artık tanımlanamayan sıfatlarından sıyrılmak üzereler artık.
Yukarıdaki fotoğraf çok eskilerde görüntülenebilen fotoğraflardan sadece birisi. Daha da fazlasını görmek isterseniz buraya göz atabilirsiniz. Son zamanlarda artık çok önemli üst merkezleri bu tür varlıkların var olduğunu kabul ediyorlar. Aslında neredeyse yüzyıllardır var olan bu tanımlanamayan nesnelerin varlığından haberdarlardı (Nasa gibi merkezler) ancak açıklananlara göre halkta panik yaratmamak, insanları telaşa sürüklememek için gizli tutmayı yeğlemişlerdi. Fakat artık dünyada o kadar çok bölgede, o kadar çok insan tarafından görülmeye başladı ki bunun bir sır olmasının bir anlamı kalmadı. Ve bu sebepten dolayıdır ki yavaş yavaş itiraflar, onların varlığını resmi makamlarca kabul etmeler başladı.
Evet onlar yüzyıllardır var diyorum ama inanılmaz örnekleri var bu durumun. Mesela tarihte resmedilen ufolar var. Örneğin bu resim :

-“İsa’nın Vaftizi” adındaki bu resim Flaman ressam Aert De Gelder’a aittir. 1710’da yapılmıştır ve Cambridge’deki Fitzwilliam Müzesi’nde bulunmaktadır. Disk şeklinde bir cisim vaftizi yapan Yahya’yı ve İsa’yı bir ışık demetiyle aydınlatıyor.
Düşünebiliyormusunuz ? 1710 yılında yapılıyor bu resim. Bunun gibi onlarca tarihte yapılan resimler var. Onlar için buradan bakabilirsiniz.
Ve Ufo'ların varlığını ispat çalışmalarında son nokta. En son 8 Haziran 2008'de bir bekçi tarafından İstanbul Kumburgaz'da çekilen bu görüntüleri yalanlayabilecek hiç bir merkez çıkmadı ve tüm dünyada büyük yankı buldu. Tübitak hatta Vatikan bile ufoların varlığını kabul etti.
İstanbul / Kumburgaz UFO's and ALIENS ARE BACK in 2008! from fox mulder on Vimeo.
13/11/2008 | Kategori:ilgin_ haberler| Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti
Doların kırmızı çizgisi 1.70 YTL miş, ya Türkiye'nin kırmızı

Haftalardır süren bir ekonomik kriz girdi içimize. Bu nasıl bir kargaşadır hatta beladır bilemiyorum. Bir çok yatırımcının batma noktasına geldiği, borçlu dar gelirlinin kim bilir ne perişanlıklara düştüğü ama diğer yandan kimi geniş insanoğlunun da daha da bir genişleyip semirdiği kuvvetle muhtemel bence.
Tamam, kabul ediyorum bu durumun ülkede yarattığı paniği, haklı telaşı ama diğer yandan arada kaynayan yada kaynatılmak istenen bir çok ciddi mesele var ülkede. Güneydoğu'da hala şiddetle yaşanan bir savaş var, ciddi kayıplar var her gün hiç aksamadan. Çoğunlukla dağlarda, tepelerde, asker-militan savaşları duymaya aşinayken ülkemizde şimdilerde sokağa dökülen bir terör var. Hala ve hala aylardır büyük bir dikkatle izleyip, demokrasi çığırtkanlığı yapıp "artık eskisi gibi değiliz, yapılan her şeyin bedelini ödeteceğiz" diye naralar attığımız yolsuzluklar karşısında tek vücut olduğumuz konular şimdilerde birer birer görülmeye ve sessiz sessiz "beraat" kararları vermeye bile başladı. Aleni fotoğraflar, açık açık belgelerle ortaya dökülüp saçılan suçlar sessiz sedasız kapanmaya başladı.
İşte bu noktada küresel kriz çığırtkanlığı yapanların seslerini biraz olsun kısmaları gerekli ki şöyle biraz kenara çekilsinler ve vatandaşın o arka taraflarda neler olup bittiğini açıklılıkla görmeleri sağlansın. Krizler vakti zamanında çok canlar yaktı bu biliniyor, çok kişinin de kesesini doldurdu bunlarda biliniyor. Fakat çok şükür ülkemiz düşe kalka da olsa kendini bir şekilde toparlayabiliyor. Dimdik olamıyor hiç bir zaman bu koca ülke, ancak biraz olsun belini doğrultabiliyor. Varsın olsun, ben bunu hiç bir zaman bir tehlike olarak görmüyorum.
Diyarbakır sokaklarında ki o çatışmalar inanın mali kriz den binlerce kat şiddetiyle ülkenin zeminin sallayabilir ki son günlerde bu tehlikeleri ciddi ciddi hissediyoruz. Meclis içinde olmaması gereken , parti adı altında küçükte olsa zararlı bir vekil yığını var. Onların bir süredir çıkardıkları çatlak sesler var mesela. Daha bir kaç hafta önce onlarca kan döken onlar değilmiş gibi, haktan, özgürlükten bahsediyorlar o küçük cüsseleriyle. Cüsse küçükde olsa bir sinek gibi miğde bulandırıyor işte, zaten bünyelerinde onca bulanmış beyinli gençler barındırmaları yetmiyormuş gibi şimdi de her zaman yaptıkları gibi huzurumuzu bulandırmaya başladılar. Ne cesaret, ne hakla ?
Paravan arkasında ciddi problemler var küçük görünen ama bizi, ülkemizi sallayabilecek büyük problemler bunlar. Şu ekonomi paravanını çekin ( hoş, zaten bunu özellikle isteyen bir hükümetimiz var) bir an önce ki gerçekten artık önlemler için erken davranılsın. Dolar yükselmeye devam edecekmiş, ülke nabzını ölçelim biz, daha fazla yükselmesin artık.
23/10/2008 | Kategori:ilgin_ haberler| Yorum (yok) Yorum yaz! Kalici Baglanti
<<Önceki Sayfa |1/3|